Bilim ve Teknoloji

Teknoloji nedir? Teknolojinin ilk ürünü ne olabilir ya da ne kadar eski olabilir?

İnsanlığın Gelişiminde Teknoloji mi yoksa bilim mi daha önce gelir?

Teknoloji (techne + logia), bir ürünü ortaya koyarken kullanılan el işi ve yeteneğe dayalı etkinlikler için kullanılan ve yunanca bir kelime olan techne (teknik) kelimesi ile bilim anlamına gelen logia kelimesinin birleştirilmesi ile oluşmuştur. 17. Yüzyıldan beri kullanılan bir terim olan teknoloji aynı zamanda bir şeyi sistematik olarak yapmak anlamına da gelir.

Bilim ve teknoloji farklı kavramlardır. Bilim doğal fenomenleri açıklayan bilgilerdir. Teknoloji ise insanlığın yaşadığı doğal ortamı kontrol etmek için geliştirdiği sistematik yollar ve bir şeyler yapma süreci ile ilgilidir. Teknoloji, sadece araç gereçlerle sınırlandırılamaz çünkü teknoloji ihtiyaçlarla ilgilidir. Tarihe bakıldığında insanlığın ilk zamanlardan beri yani bilim insanlarının oluşturdukları bilimsel bilgiler olmadığı zamanlarda bile insanlar işlerinin kolaylaştırmak, yaşadıkları çevreyi kontrol edebilmek için araçlar icad etmişlerdi. İnsanların yaptıkları ilk aletler, ilk teknoloji ürünleri, iki buçuk milyon yıl öncesine kadar uzanıyordu. Kullanılan taş aletler, M.Ö. 8000’lerde saban, MÖ 3500 yıllarında tekerlek ve kayık teknolojinin ilk ürünleri olarak sayılabilir.

Bilim ne zaman teknolojinin önüne geçmiş olabilir?

Şekil 4 1876 yılına ait bir tıp kitabından

Teknoloji insanlığın ilk zamanlarından bu yana avlanmak için kullanılan oklar, ısınmak ve savunmak için kullanılan ateş, tarım için kullanılan araç gereçler ile kendini gösterirken, bilim yüzyıllar sonra avlanmak için kullanılan okun hareketini, ateşin nasıl yandığını, tarım araç gereçlerinin çalışma prensibini açıklamıştı. Buhar makinesinin ve elektrikli motorun keşfedildiği, sanayi devriminin gerçekleştiği 18. Yüzyılda bilimsel çalışmalar teknolojik gelişmelerin önüne geçmiş, teknolojik gelişmeler bilimsel gelişmeleri takip etmeye başlamıştı.

Teknoloji ile bilimin etkileşimi: Sarkaçtan Saate

Bilimde çalışmaların ilerlemesi teknolojinin gelişmesine, teknolojinin gelişmesi de bilimin gelişmesine fırsat sağladı. Örneğin, Galileo sarkacın prensiplerini ortaya koyduğu çalışmalarına Pulsilogium adını verdiği bir alet tasarlayarak başlamıştı. Pulsilogium, uzunluğu ayarlanabilir basit bir sarkaçtan ibaretti. Bu alet doktorların işine yarayacak bir sisteme sahipti çünkü hastaların nabızlarını takip etmeyi kolaylaştırıyordu. Nabız ritminin birçok sağlık probleminin ve iyileşme sürecinin belirleyicisi olduğu yüzyıllardan beri biliniyordu. Doktorlar, nabzın hızlı ya da yavaş olduğundan bahsediyorlardı ama hızlı ne kadar hızlı, yavaş ne kadar yavaş bunun bir belirleyicisi yoktu. Galileo’nun yaptığı alet boyu ayarlanabilir bir sarkaçtan oluşuyordu. Doktor, hastanın nabız ritmi ile sarkacın hareketi senkronize olana kadar sarkacın boyunu ayarlayabilir, bir sonraki ölçümde eğer sarkacın boyunu değiştirmesi gerekiyorsa hastanın nabzının değişip değişmediğini anlayabilirdi.

Şekil 5 Boyu ayarlanabilir sarkaç, pulsilogium örneği

Pulsilogium’un başka ne faydası olabilir?

Pulsilogium o dönemde kronometreleri, cep saatleri olmayan doktorlar için çok faydalı bir araçtı. Bunun dışında saatin icadına giden ilk adımdı. İkinci adım Hollandalı bir fizikçiye aitti. İlk sarkaçlı saat Galileo’nun ölümünden 14 yıl sonra Huygens tarafından yapılmıştı. Huygens’in bu çalışmasından kısa bir zaman sonra İngiliz bir saat üreticisi tarafından, saniye ve dakikaları gösterecek ibreler saate eklendi.

Daha iyi ölçümlerin alınması bilimsel çalışmalarda da kolaylık sağladı. 15. 16. yüzyıllarda su saati gibi kesin sonuçlar vermeyen, hata oranları yüksek ölçümler alınırken, 17. Yüzyıla gelindiğinde daha kesin, hata oranı düşük ölçümler alınması mümkün olmuştu.

Öğretmenler için öneriler

Bilim ve Toplum bölümünde bilimin toplumu etkileyen yönü teknoloji üzerinden anlatılmaya çalışılmıştır. Teknoloji tanımı tapılarak bilim ve teknolojinin farklı kavramlar olduğu vurgulanmış ve teknolojinin tarihinin bilimden daha eski olduğu ifade edilmiştir. Teknolojinin bilimle gelişimine örnek olarak sarkaç prensiplerinin keşfinin ardından nabız ölçümlerini kolaylaştıracak pulsilogium adı verilen aletin keşfedildiği bu keşfin de saatin gelişimine katkıda bulunduğu anlatılmaya çalışılmıştır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir