Galileo

Akademisyen Cübbesi…

Galileo yetenekleri ile birçok matematikçiyi etkiliyordu. Bu yeteneği sayesinde Pisa Üniversitesinde okutmanlık görevi almıştı. Fakat okulun açıldığı ilk haftalarda nehrin taşması nedeniyle okula ulaşamamış, derslere de girememişti. Derslere giremediği için ceza almıştı. Galileo’nun okuldan aldığı tek ceza bu da değildi. Galileo akademinin özel kıyafetlerinden hiç hoşlanmıyordu ve bu nedenle de giymiyordu. Upuzun etekleri ile siyah cüppe giymek yürümeyi bile zorlaştırıyordu. Galileo cüppeyi alaya alan üç yüz dizelik bir şiir bile yazmıştı. Her ne kadar cüppeyi giymediği için para cezası almış olsa da,  yazdığı alaycı şiir büyük bir okur kitlesine ulaşmıştı.

O doktor olmalı…

Galileo 13 yaşındayken Yunanca, Latince ve mantık eğitimi almak için Floransa yakınlarında bir şehirdeki bir manastıra gitmişti. Oradayken Galileo keşiş olmaya karar verdi fakat babası onun bir keşiş olmasını istemiyordu çünkü hiçbir geliri olmayacak bir işti bu. Galileo doktor olmalıydı. Böylece altı kardeşine bakması için babasına yardımcı olabilirdi. Neyse ki, Galileo’nun o dönemde ortaya çıkan rahatsızlığı babası için iyi bir bahane oluşturdu ve Galileo’yu manastırdan alarak eve getirdi.

Galileo çok iyi matematik ve astronomi bilgisine sahipti ve bu konuda tıp doktorlarına dersler veriyordu. Derslerinde kazanılması gerekli temel beceriler arasında, doktorların hastalarının doğduğu andaki gezegenlerin kesin konumları hesaplayabilmesi yani yıldız falına bakabilmesi yer almaktaydı. Günümüzde sıkça rastladığımız yıldız fallarının Galileo’nun zamanında hastaların durumu ile ilgili bir ön bilgi verebileceğine inanılıyordu. Doktor hastasının erken öleceğini falda görürse tedavi konusunda rahat davranabiliyordu. Galileo doğduğu zaman kızına hazırladığı yıldız falı dahil olmak üzere birçok kişi için yıldız falı hazırlamış olsa da, astrolojik öngörülere inandığı ile ilgili hiçbir ifadede bulunmamıştır.

Müzisyen baba ve oğlu

Galileo kalabalık bir ailenin ilk erkek çocuğuydu. Babasının bazı özelliklerini Galileo’nun karakterinde de görmek mümkündü. Galileo’nun babası müzisyendi. Müzik o zamanlarda matematiğin bir dalı olarak görülüyordu. Oğluna da şarkı söylemeyi ve çeşitli müzik aletlerini çalmayı öğretmişti. Galileo’nun da babası gibi çok iyi bir müzik kulağı vardı. Ama Galileo’nun babası oğlunun ne müzisyen ne de matematikçi olmasını istemiyordu.

Doğrunun peşinde

Galileo’nun babası müzik üzerine araştırmalarını bir kitapta toplamaya karar vermişti. Kitabı, eski müzik hocasına meydan okur nitelikteydi ki hocası da bu kitabın yayınlanmasını engellemişti. Galileo’nun babası kendi deyimiyle “doğrunun peşinden koşanlara yakışır şekilde” yılmadı ve kitabının basıldığını gördü. Galileo otoriteye karşı, doğrularından ayrılmayan tavrını belli ki babasından almıştı.

Öğretmenler için öneriler

Bilim tarihi bilim adamlarının çalışmalarını yaparken yaşamlarındaki zorlukların etkisini gösterecek hikâyeler sunmaktadır. Bu tür hikayeler bilim adamlarının içinde yaşadıkları sosyal ve kültürel değişkenlerden ve kendilerinin hayat deneyimlerinden nasıl etkilendikleri gösterilebilir. Örneğin, Galileo’nun hikayesinde anlatıldığı gibi bilim adamının hayatındaki bazı özelliklerin bilim adamının çalışmaları üzerinde etkili olabileceği gösterilebilir. Öğrenciler bilim adamını yaşadığı koşullardan bağımsız örneğin laboratuvarda bilimsel çalışma yapan bilim adamı imajı yerine içinde yaşadığı koşullara göre çalışmalarına yön veren bir bilim adamı imajını sahip olabilecektir. Öğretmenler derslerinde uygun zamanlarda kısa hikâyeler halinde öğrencilere bu tür bilgileri sunabilirler.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir