Bilimsel Bir Yöntem olarak Modelleme

“Güvenilir bilgiye ancak akıl ve deney yoluyla ulaşılabilir. Akıl kanıtlayıcı, deney ise veri toplayıcıdır ve her ikisinden de yararlanılmalıdır. Akıl yoluyla kanıtlama tek başına yeterli değildir, doğruluğun deneyle de denetlenmesi gerekmektedir.” Roger Bacon

Model veya modelleme kavramı en genel anlamı ile gerçeğin kopyalanması anlamına gelmektedir. Bilimsel çalışmalarda oldukça önemli bir yere sahip olan modelleme yöntemi sadece biyoloji veya fizik gibi doğa bilimlerinde değil matematik ve sosyal bilimlerde de sıklıkla kullanılmaktadır. Doğadaki fenomenleri temsil eden modeller biyoloji tarihinde önemli bir yere sahiptir. Kalıtım materyalinin daha iyi anlaşılması için hazırlanan DNA modeli veya hücre zarının yapısını anlamak için geliştirilmiş olan Hücre Zar modelleri bunlardan bazılarıdır. Gözle görülmesi mümkün olmayan atom, hücre zarı, DNA gibi objelerin veya deneyimlenerek öğrenebilmesi mümkün olmayan evren, evrim gibi olguları inceleyebilmek ve bu olgular hakkında daha ayrıntılı bilgiler edinebilmek için modeller kullanılmaktadır. Peki, ama bilimsel model nedir?

Modelleme; mevcut kaynaklardan hareketle bilinmeyen bir hedefi açık ve anlaşılır hale getirmek için yapılan işlemler bütünü olarak tanımlanabilir. Dünya ve hatta evren hakkında bilgi edinmemizi ve açıklamalar üretebilmemizi kolaylaştırmak amacı ile geliştirilen modeller, olguyu daha iyi anlamamızı ve o olgu ile ilgili elde edilen bilgilerin daha kolay bir şekilde diğer bilim insanlarına aktarılmasını kolaylaştırmak amacı ile geliştirilmektedirler.

Bir konu ile ilgili aynı veriler farklı şekillerde yorumlanabileceğinden bu konuda birden fazla yarışan model söz konusu olabilir. Hücre zar modelinde olduğu gibi bilim insanları bu yarışan modeller arasından hangisinin mevcut delillerle uyum içinde olduğunu ve en tatmin edici açıklamayı sağladığını belirlemeye çalışırlar. Yeni deliller elde edildikçe mevcut bilimsel açıklamalar sürekli gözden geçirilir, sorgulanır, geliştirilir veya değiştirilir. Bu nedenle bilimsel bilgi gibi modellerde değişime açıktır. Hücre zar modeli de teknolojik imkânların artması ve bilimsel bilgilerin gelişmesi ile birlikte sürekli olarak geliştirilmekte ve yenilenmektedir.

Öğretmenler için öneriler

Yukarıda yer alan hikâyede, bilimsel modelleme ve dolaylı gözlemlerin önemine dikkat çekilmektedir. Bilim insanları, çoğu zaman direk olarak izlenemeyen olaylar üzerinde uğraşmaktadırlar. Bu nedenle, duyu organları aracılığı ile gözlemlememizin mümkün olmadığı durumlarda özelleşmiş bir araç-gereçler kullanarak dolaylı gözlemler yapmakta ve dolaylı olarak elde ettikleri delillere dayanarak iddialarını destekleme yoluna gitmektedirler. Hücre zarının yapısı da, elde edilen biyokimyasal ve analitik kimyadan elde edilen bilgiler ile şekillendirilerek geliştirilen bir modeldir. Bu hikâye aracılığı ile bilimsel çalışmalarda modellemenin önemi ve modellemenin ne olduğunun öğrenciler tarafından anlaşılması sağlanabilir. Bu hikâye model ve diyagram kullanılması ve modelin yorumlanması ile ilgili program kazanımlarını karşılamaktadır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir