Bilim Kadınları

Agnes Pockels

1774 yılında Benjamin Franklin,  göl yüzeyine bir miktar yağ dökmüştür. Yağın tıpkı bir film şeridi gibi ayna kadar pürüzsüz olana kadar su yüzeyinde yayıldığını belirtmiştir. Franklin’in çalışması kendisinden birkaç yüzyıl sonra bir İngiliz lordu Raliegh tarafından yenilenir. Yaptığı nicel analizler bilimsel açıdan güvenilir ve açıklayıcı gelmediği için bilim toplumu içinde ilgi görmez.  Birkaç yıl sonra Lord, bir bayan arkadaşına Agnes Pockels’a bir mektup ile çalışmalarından ve deneylerinden bahsetmiştir. Bayan Pockels, bu deneyleri mutfağında yeniden ve sistemli bir şekilde uygulayarak notlar almaya başlar.  Oluşan yağ filminin gerçek alanını belirlemek için oluşturduğu ölçme yöntemi lord Raliegh’e gönderir. Sonuçlar inanılmazdır. Ancak bayan olması ve ekonomik açıdan bilimsel bir yayın yapması mümkün olmadığı için Bayan Pockels, çalışmasını yayınlamaktan çekinir. Bu durumda Lord hem ekonomik olanaklarını hem de sosyal statüsünü kullanarak çalışmayı bilim topluluğuna Bayan Agnes Pockels adına sunar. Bayan Agnes Pockels toplam 14 bilimsel yayın yapar.  Pockels’ın bu çalışması hücre zarı modelinin oluşturulmasında ve hücre zarındaki yağ asitlerinin doğasının anlaşılmasında büyük bir etkiye sahiptir. Bugün halen yüzey olgusuna yönelik pek çok fizik ve kimya çalışmalarında bu bayanın ölçüm tekniği kullanılmaktadır.

Öğretmenler için öneriler

Bilim tarihinde bilim insanlarının bir bilim topluluğunun üyesi oldukları ve diğer bilim insanları ile etkileşim halinde oldukları görülebilmektedir. Dolayısı ile bir bilim insanı bilimsel kavram üzerinde çalışmalarını yaparken diğer bilim insanları ile elde ettiği sonuçları paylaşmakta ve aynı zamanda diğer bilim insanlarının sonuçlarından faydalanmaktadır. Bilim topluluklarına örnek olarak yukarıdaki hikayede olduğu gibi kraliyet akademisi verilebilmektedir. Bilim insanlarının çalışmalarına yön veren destekleyen ve bazen de engelleyen bilim topluluklarının kararları bilim tarihinde görülebilmektedir. Hikaye de, dönemin toplumsal yapısı ve ekonomik nedenler dolayısı ile bilimsel bir çalışma yapmış olan bir bayanın bilim toplumunda söz sahibi olabilmesi için Lord Raliegh’e ihtiyaç duyduğu görülmektedir. Bu tür örneklerin günümüzde ki bilim toplulukları ile karşılaştırılması bilimin bir bilim insanının ürünü değil bilim ile uğraşan bir topluluğun ürünü olduğunu anlaşılmasına yardımcı olabilmektedir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir