Bilim ve Teknoloji

Bilim ve teknoloji arasındaki etkileşim

Bilime verilen değeri göstermekte etkili olabilecek örnekler bilim ve teknoloji arasındaki ilişkiyi açıklayan durumlar olabilir. Bilim tarihi bilimin teknoloji üzerindeki etkisini ve teknolojinin bilim üzerindeki etkisini gösterebilecek örnekleri içerir. Teknoloji bilimin faydalı olduğu yönleri ortaya çıkardığı için bilim toplum etkileşiminin nasıl olduğunu gösterir. Bilim tarihinden verilebilecek teknoloji tarihi ile ilgili örnekler öğrencinin ve öğretmenin zihnindeki “Ben bunu konuyu neden öğreniyorum/öğretiyorum?” sorusunu cevaplamak için kullanılabilir. Bilim tarihinin sunduğu bilgi ile yapılan bilimsel çalışmaların, hem bilim insanı, hem bilimsel topluluklar için hem de toplum için değeri anlatılabilir. Böylece öğrencinin öğrenmekte olduğu bilgiye ve bilime değer vermesi sağlanabilir. Ayrıca teknoloji tarihinden örneklerle öğrencilerden tarihin o zaman diliminde toplumda ne gibi değişiklikler meydana geldiğinin tartışılması istenebilir. Günümüzdeki örnekleri ile karşılaştırılarak bilim toplum etkileşiminin daha iyi anlaşılması sağlanabilir.

Protista ve endüstri…

Bilim insanları neden protistaları daha iyi anlamaya çalışmaktadır?

Gezegenimiz üzerinde trilyonlarca farklı türde protista olduğu belirtilmektedir. Bu protistaların büyük bir çoğunluğunun insanlar ve diğer pek çok canlı için önemli bir besin kaynağı olduğu bilinmektedir. Tüm bu bilimsel bilgiler, hem bilimsel toplum içinde hem de insanlığın yararlanması için kullanılmaktadır. Protistaların yararlı özelliklerinin belirlenmesinin ardından pek çok tür besin, kozmetik ve ilaç sektöründe kullanılmaya başlanmıştır. Örneğin, bir Protista olan Kırmızı algler (Rhodophyta) besin sektörü ve kozmatikte  kıvam arttırıcı, koruyucu, renk verici olarak kullanılmaktadır. Örneğin  “Phycocolloid”;  kırmızı renkli ruj ve ojelerin yapımında, boyalarda, diş macunlarında çikolatalı süt ve pudingte ve bunun gibi pek çok üründe kullanılmaktadır.

Ekoloji ve protistalar…

Bilim insanları dünya ekosistemi hakkında daha fazla bilgi edinebilmek ve küresel ısınmaya bir çözüm yolu bulabilmek amacı ile protistalar üzerinde çalışmalarına devam etmektedir. Okyanus yüzeyinde veya askıda kalmış şekilde yaşamını devam ettiren pek çok planton bir protista türüdür. Bu planktonlar tıpkı bitkiler gibi fotosentez yapabilmektedirler. Bugün dünyadaki Oksijenin büyük bir kısmının planktonlar sayesinde karşılandığını belirtmektedir. Bir diğer önemi ise pek çok deniz canlısı için temel besin kaynağı olmasıdır. Büyük camgöz olarak adlandırılan balina-köpek balığı dünyada var olan en büyük 2.deniz canlısıdır. Boyu 100 metreye ulaşan bu canlı sadece deniz suyundan plankton filitreliyerek beslenmektedir.  Bir grup protista türü olan Paramecia ise insanlar için hastalık yapıcı zararlı bakterileri yemektedir.

Galileo’nun teleskopu

Teleskop bilimsel devrimin en önemli araçlarından biriydi. Teleskopu ünlü yapan kişi Galileo’ydu. Galileo teleskopunu 21 Ağustos 1609 yılında Venedik senatosuna tanıtmıştı. En keskin gözlü denizcilerin görüş mesafesine bile giremeyen ufuktaki gemilerin görülebilmesini sağlayan bu alet herkesi şaşkına çevirmişti. Sunumun yapıldığı Venedik’te büyük çan kulesine tırmanmak zorunda kalan yaşlı senatörler bile gördüklerinden sonra yorgunluklarını unutmuşlardı. Galileo bu derece ilgi gören teleskopunu Venedik senatosuna armağan etmişti, karşılığında ise Venedik Senatosu Galileo’nun çalıştığı üniversitesindeki sözleşmesini ömür boyu uzatarak maaşına da beş kat zam yapmıştı. Galileo kendisine büyük fırsatlar sunan teleskopu ile birçok çalışmaya imza atmıştı, ayın evrelerini gözlemlemiş, ayda yüksek dağlar ve derin vadiler olduğunu fark etmiş, Jüpiter’in uydularını keşfetmişti.

Resim: Galileo Galilei, yaptığı teleskopla insan ufkunu genişletmiştir. (Venedik Çan Kulesi)

 

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir