Bilim ve Otorite

Galileo ve Kilise

Bir Resmin Anlattıkları

Galileo’nun bilimsel çalışmaları bilim topluluğu, kraliyet ve kilise üzerinde farklı etkiler yaratıyordu. O yıllarda İtalyan bir ressam bu durumu tablosuna konu etmişti. (Resim). Tabloda eğik bir düzlem görülmekte ve düzlemden metal bir top yuvarlanmaktadır. Eğik düzlemin arkasında resmin tam ortasında cüppesi ile Galileo bulunmaktadır. Galileo’nun çevresini meraklı, ona yardım etmek isteyen öğrencileri sarmıştır. Galileo arkadaşlarına, meslektaşlarına, ünlü filozoflara deneyinin sonuçlarını göstermektedir. Eğik düzlemin tam önünde manastır elbisesi ile bir dizinin üzerinde durarak, cisimlerin düşüş zamanını nabız atışları ile ölçmeye çalışan bir profesör bulunmaktadır. Galileo’nun sağında bir grup akademisyen deneylerle dalga geçmekte ve Aristo’nun bu olaylara getirdiği açıklamaları okumaktadır. Solunda kötü bir yüz ifadesi ile kralın oğlu olanları seyretmektedir. Arkada ise dinamik ile ilgili önemli gelişmelerin sahne aldığı Pisa kulesi ve katedrali görülmektedir.

Resim: Galileo’nun eğik düzlem deneyi ile ilgili İtalyan ressam Giuseppe Bezzuoli’ye ait bir resim

Gerçekten de Aristo’dan beri hiç kimse onun yasalarının doğru olup olmadığını sınamayı düşünmemişti. Galileo ise deneyleri kullanarak Aristo’nun fikirlerinin doğru olmadığını savunuyordu. Bir öğreti olarak kabul edilen görüşlere karşı çıkmak hem o zamanki bilim topluluğu hem de kilise için hoş karşılanacak bir durum değildi.

Öğretmenler için öneriler

Galileo’nun çalışmaları hem bilim insanları hem kilise hem de kraliyet tarafından hoş karşılanmamasının anlatıldığı resim öğrencilere bilim toplum ilişkisinin verilmesi için yardımcı olabilir. Böylece bilim insanlarının ne gibi koşullarda ve ne gibi koşullara rağmen bilim ile uğraştıkları gösterilerek, “Tutum ve Değerler” başlığı altında da yer alan beceri kazanımlarından “bilim insanlarının çalışmalarına değer verme” kazanımı desteklenebilir. Aynı zamanda bir sanatçının bilimsel bir olayı, tüm etkileri ile ele alarak resmetmiş olması, o dönemde bilimsel çalışmaların sanat topluluğunda da bir etkisi olduğu düşüncesinin ve bilimin birçok farklı toplulukla etkileşim içinde olduğu düşüncesinin oluşmasını sağlayabilir. (Resim İtalyan ressam Giuseppe Bezzuoli’ye aittir. Anlatılan resim ise Floransa Ulusal Zooloji ve Doğal Tarih Müzesi’nde yer alan ve deneysel bilimi tasvir eden yedi freskten biridir.)

 

Pastör ve Sultan Abdülhamid

Resim: II. Abdülhamid’in Pastöre yaptığı yardım

Padişah Abdülhamit, Pastör’e verilmek üzere bir nişan ve laboratuvarına yardım için 1000 altın göndermiştir. Bu dönemde devlet tarafından Pastör’ün yanında eğitim ve çalışma yapmaları için 3 kişilik bir ekip gönderilmiştir. 6 ay sonunda gelen araştırmacılar kuduz için gerekli aşının yapımına başlamıştır.

Osmanlı döneminde bilimsel çalışmalara ve araştırmalara verilen destek görülmektedir. Kendi kültürümüzün bir parçası olan Osmanlı döneminde bir örneğin verilmesi öğrencilerin bilime olan merakını arttırmaya yardımcı olabilir. Bu tür örneklerin günümüzde ki bilim toplulukları ile karşılaştırılması bilimin bir bilim insanının ürünü değil bilim ile uğraşan bir topluluğun ürünü olduğunu anlaşılmasına yardımcı olabilmektedir.

Kilise

Çeviriden papazlığa

Resim: Nicole Oresme

Oresme’nin sevdiği konulardan biri çeviri yapmaktı. Emrinde çalıştığı krala Aristo’nun kitaplarını çevirirdi. Çevirdiği kitapların öğrenme hissi uyandıracak bir yapıda olmasını amaçlardı. O yüzden yaptığı çevirilerde kitabı bölümlere ayırır, o bölümlere tanımlayıcı bir isim verirdi. Kitabın başına da bu bölümlerin bir listesini koyardı. Kitabın sonuna da anlaşılması zor olan kelimelerin yer aldığı bir açıklayıcı bir sözlük koyardı.

Fransız bilim insanı Oresme, matematikten psikolojiye birçok alanda bilgi sahibiydi. Güzel sanatlar ve ilahiyat okumuştu. Din ile ilişki olan kariyeri kraliyet mahkemesi ile olan bağlantılarına ve üniversite eğitimine dayanıyordu. Oresme’nin kariyerini inşa eden ilk olay papanın Paris üniversitesinin rica mektubuna cevap vermesi ile başlamıştı. Oresme papanın öğrencilere ve uzmanlara sağladığı burs ile eğitimine devam etmişti. Oresme’ye katedral başpapazlığı görevini getiren ise bilimsel çalışmalarıydı. Oresme, Kral 5. Charles’ın öğretmeniydi. Onun için Aristo’nun kitaplarını çeviriyordu. 5. Charles, Aristo’nun kitaplarının çevrilmesinden çok memnun olmuştu.  Bu memnuniyetini de ona başpapazlık koltuğunu hediye ederek göstermişti. Oresme daha ileriki yıllarda üniversite ve kraliyet ile ilişkilerini azaltmış olsa da bağlarını hiçbir zaman koparmadı

Öğretmenler için öneriler

Bilim tarihinde bilim topluluklarının bilimsel bilginin gelişimindeki rolünü gösteren örnekler bulunmaktadır. Bu toplulukların kararlarının bazen destek olma bazen de engel olma şeklinde bilim adamlarının çalışmalarına yön verici bir rolü olduğu bilim tarihinde görülebilmektedir.

“Çeviriden papazlığa” hikâyesi, on dördüncü yüzyıl Fransa’sında,  kraliyet ailesinin bilimsel çalışmalara verdiği değerin, bilimsel çalışmaların ne şekilde takdir edildiği göstermeyi amaçlamaktadır. Bu hikâye ile doğrudan grafik ile ilgili çalışmaların toplumdaki etkileri anlatılmıyor olsa da, Oresme zamanındaki bilim-toplum ilişkisi, Kraliyetin ve papazlığın bilimsel çalışmalar ile ilişkili birliktelikleri öğrencilere aktarabilir.

Galileo ve Diyalog…

Galileo’nun en önemli eseri “İki Büyük Dünya Sistemi Hakkında Diyalog”du (Resim) . Kısa adıyla Diyalog üç kişi arasında geçen konuşmalar şeklinde yazılmıştı. Galileo’nun düşüncelerini yansıtan kişilik Salviati, onun arkadaşı ve yardımcısı Sagredo ve dünya merkezli evren görüşünü benimsemişi yani Aristo düşüncelerinin temsilcisi olan Simplicio arasındaki konuşmalar Diyalog’u oluşturuyordu. Salviati ve Simplicio, Aristo düşüncelerinden sıyrılmış, Galileo’nun düşüncelerini anlayabilecek bir zihne sahip olan Sagredo’yu ikna etmeye çalışırlar. Diyalog herkesin rahat anlayabilmesi için açık bir dille, esprilerle ve yaşamdan konularla, bilim konularının açık ve kesin olarak kanıtlandığı bir kitaptı. Bu eserinde yerleri ve gökleri yönetenin aynı fiziksel yasaları olduğunu savunuyordu. Bu nedenle o zamanın otoritesi olan kilise ile başı derde gitmişti. Hatta mahkemede yargılanarak, ömür boyu ev hapsine mahkûm edilmişti.

Öğretmenler için öneriler

“Hesaplayıcılar” ve “Galileo ve Diyalog” hikâyeleri bilim ve toplum ilişkisini örneklemek için yazılmış hikâyelerdir. “Hesaplayıcılar” hikâyesinde bilim tarihi içerisinde her ne kadar isimleri bilinmese de bilime yön vermiş, ilkleri başarmış kişiler olduğu ifade edilebilir.

“Galileo ve Diyalog” hikâyesi ile Galileo’nun yazdığı bir kitabın içeriği anlatılarak, o dönemde kilisenin bilim toplumu ve bilimsel çalışmalar üzerindeki etkisi öğrencilere aktarılabilir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir