Bilim ve Medya

Günümüzde bilimsel çalışmaları nasıl öğreniyoruz?

Carl Woese’un bakteriler ve ökaryotlardan farklı olarak 3 bir domain olarak arkeleri yayınlamasının ardından bu haber başta Newyork Times olmak üzere ABD’deki pek çok gazetenin birinci sayfasında yayınlanmıştır.  Woese’un meslektaşları dahil pek çok insan bu haberi oldukça anlamsız ve sıradan bir bilimsel haber olarak bulup, bu önemli keşfi göz ardı etmişlerdir. Bilim toplumu içindeki pek çok bilim insanı basitçe Carl Woese’a inanmamışlardır.  Öyle ki arkelerin bakterilerden oldukça farklı bir organizma türü olduğunu ve farklı bir dala ait olduğunu söylemesine rağmen 1980’lerin ortalarına kadar yılına kadar pek çok mikrobiyoloji kitabında Arkeler prokaryotların bir alt grubu olarak gösterilmiştir. Tüm bu olumsuz tepkilere karşın Woese, yeni ve daha sağlam kanıtlar bulmak için laboratuarına geri dönmüş ve çalışmasının bilimsel dayanaklarını ayrıntılı bir şekilde anlatarak bakterilerin sınıflandırılması ve evrimi üzerine bir dizi makale yayınlamıştır. Bugün yaptığı çalışmalara bilim toplumu içerisinde oldukça önem verilmektedir. Carl Woese 1992 yılında  “Leeuwenhoek madalyası” ve “Mikrobiyoloji yüksek onur madalyası” 2000 yılında ise  “Ulusal Bilim Madalyası” ile onurlandırılmıştır. Bugün pek çok bilim insanı yaşamın temel döngüleri üzerinde arkelerin rolünü incelemeye başlamıştır. Küresel ısınma ve iklim değişikliğini kontrol edebilemek için arkelerden bilgi elde edilip edilemeyeceğine yönelik çalışmalara önem verilmeye başlanmıştır.

Resim: Carl Woese’un Newyork Times gazetesinde çıkan haberi ( 3 Kasım 1977).

 Öğretmenler için öneriler

Yukarıda Arkelerin keşfinin bilim topluluğu ve toplum üzerinde ne gibi bir etkisinin olduğuna yönelik hikâyelere yer verilmiştir.  “Gazeteye manşet olmak” isimli hikayede, bilimsel bir keşfin topluma gazete ve TV kanalları aracılığı ile aktarıldığı görülmektedir.  Bu kısımda öğrencilere günümüzde bilimsel çalışmalardan haberdar olmamızı sağlıyan  yayınlar hakkında bilgi edinmeleri ve buna örnekler getirmeleri istenen bir araştırma ödevi verilebilir.

Yine aynı hikayede, bilim topluluğu içersinde ilk kez yeni bir paradigma (alışılmış uygulamaları ve düşünceleri sarsan yeni bir açıklama) ile ilk kez karşılaşıldığında gelen tepkiler görülmektedir. Toplumun yeni düşüncelere karşı bir direnç göstermesine benzer bir şeklide, bilim topluluğu içindeki bilim insanları da bilimsel eğitimlerini alırken öğrendikleri ve daha sonra yıllarca araştırmalarında doğru olarak kabul edip bütün çalışmalarını üzerine inşa ettikleri bilimsel teori ve modellerin yerini başka bir teori veya modelin almasını hemen kabul edemezler. Köklü değişimler bilimin doğasında olmasına rağmen yeni fikirlere geçiş sancılı bir süreç olabilir. “Gazeteye manşet olmak” isimli hikaye öğrencilerle paylaşılırken Woese’un önerdiği sınıflandırmaya neden karşı çıkmış olabilecekleri ve bilim toplumunun dinamikleri ile ilgili bir tartışma yapılabilir.

Son olarak “Arkeler ve ekoloji ” isimli hikayede, arkelerin keşfinin ardından bilim insanlarının bu keşfi kimi çevresel sorunlara olan katkısı ve etkisini araştırmaya başladıkları görülmektedir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir