Bilim Toplulukları

Kraliyet Akademisi

Kraliyet akademisi bilim adamlarının çalışmalarına yönveren bilim topluluklarından birisidir. Bilimin gelişiminin tarihi sürecinde bir çok bilim adamının çalışmalarının Kraliyet Akademisinden kabul görmediği için yayınlanmadığı görülebilir. Blim topluluğu olarak kraliyet akademisini oluşturan bilim adamlarının bakışaçıları bilimin geliştiği yönün seçilmesine etkili olmuştur.

Amadeo Avogadro

Amadeo Avogadro

Avogadro’nun hipotezindeki önemli bir nokta bazı moleküllerin (H2, O2, N2…) diatomik halde bulunmasıydı. Avogadro’nun bu hipotezini dayandırdığı Birleşen Hacimler Kanunu’nu İngiliz kimyacı John Dalton kabul etmiyordu. Dalton, Avogadro’nun verdiği NO (azot oksit) örneğine şiddetle karşı çıktı. Dalton, verilen bileşiği atom olarak düşünüyordu. Bu düşüncesini de şöyle dile getirdi:

Sen de bilirsin ki… Hiç kimse bir atomu parçalayamaz

Kendi atom teorisinde de atomu parçalanamaz bir tanecik olarak tanımlayan Dalton için iki atomun birleşip yine bir atom oluşturması pek de olası değildi.

Bazı bilim insanları da Avogadro’nun bu hipotezini zamansız olarak nitelendiriyordu. Yaklaşık 50 yıl boyunca kabul edilmemesi şuna bağlandı:

Bir keşfin içeriği tutarlı adımlar veya genel olarak kabul gören bilgilere dayandırılmamışsa zamansızdır.

Sert muhalefete maruz kalan Avogadro hipotezi 1858 yılına kadar kabul edilmedi. O yıl bir başka İtalyan kimyacı, Stanislao Cannizaro katıldığı bir konferansta Avogadro’nun hipotezini tekrar gündeme getirdi.

Amadeo Avogadro’nun diğer bilim insanlarıyla olan ilişkilerine yer verilmiştir. Avogadro’nun fikirleri deneysel verilere dayanmadığı için uzun yıllar diğer bilim insanları tarafından kabul edilmemiş ve eleştirilmiştir. Yukarıdaki hikâyede bu durum açıklanmaya çalışılmıştır. Anlatılan hikâye ile bilimsel bilgilerin bir anda ortaya çıkmadığı, üzerinde yapılan çeşitli tartışmalar sonucunda ortaya çıktığının öğrenciler tarafından fark edilmesi sağlanması amaçlanmıştır.

Leeuwenhoek

Resim: Leeuwenhoek tarafından Flemenkçe yazılan kitabın kapağı

1600’lü yıllarda bilimsel yazın dili Fransızca veya Latince olduğundan dolayı bilim insanları çalışmalarını bu dillere çevirerek yayınlıyorlardı. Böylece çalışmalarının içeriği ve sonuçları yaygın şekilde bilinebilir oluyordu. Leeuwenhoek, kendi ana dili dışında bir dil bilmediğinden çalışmalarını yayınlamakta sürekli olarak çekiniyordu. 1676 yılına gelindiğinde kendi ana dili olan Hollanda’ca yazdığı 375 sayfalık çalışmasını ve çizimlerini, İngiltere’nin saygın bilim kuruluşlarından  Kraliyet Akademisi’ne yolladı. Kraliyet akademisindeki bilim insanları çizimlerin ilginçliği ve farklılığı üzerine bu çalışmayı İngilizce’ye çevirerek incelemiş ve bu şekilde yayınlamışlardır.

Leeuwenhoek uzun bir süre çalışmalarını dil bilmediğinden dolayı paylaşamamıştır.  Bu hikâye, bilimsel yazın dilinin ortak olmasının nedenine yönelik güzel bir örnektir. Bir bilim insanı bilimsel kavram üzerinde çalışmalarını yaparken diğer bilim insanları ile elde ettiği sonuçları paylaşmakta ve aynı zamanda diğer bilim insanlarının sonuçlarından faydalanmaktadır. bilim tarihinde yer alan bu tür örnekler ile öğrencilerin bilimsel bilgiyi sadece bir bilim insanının keşfi olarak değil birden çok (milletten, ülkeden, kültürden vs…) bilim insanını etkileşimi ile ortaya çıktığı gösterilmeye çalışılabilir.

John Dalton

Resim: İngiliz kimyacı John Dalton (1766-1844)
Resim: İngiliz kimyacı John Dalton (1766-1844)

Dalton’un atom teorisi ilk defa 21 Ekim 1803 tarihinde Manchester Felsefe Cemiyeti’ne sunuldu. O dönemin şartlarında çok büyük bir çalışma olan bu teoriyi sunması için Dalton, Londra Kraliyet Akademisi’ne davet edildi. Dalton’un atom teorisi pek çok dinleyici tarafından kabul edilirken aralarında Humphrey Davy gibi büyük bilim insanlarının da olduğu bir kitle tarafından kabul görmedi.

1810 yılında Dalton çalışmalarından ötürü Kraliyet Akademisi’ne kabul edildi. Birkaç sene sonra Fransız Bilimler Akademisi’ne de kabul edilişi bir anda hükümetin dikkatini çekti. 1833 yılında kendisine yıllık 150 Pound (günümüzdeki karşılığı yaklaşık 350 TL) maaş bağlandı. Üç yıl sonra da maaşı 300 Pound’a çıkarıldı.

Dalton 1792 yılında sadece kilise üyelerinin gidebildiği bir okulda öğretmenlik kariyerine başladı. İki yıl sonra Manchester Kütüphane ve Felsefe Cemiyeti’ne kabulünün hemen bir ay sonrasında ilk büyük çalışmasını yayınladı. Çalışmasının başlığı “Renk görüşüyle alakalı olağanüstü gerçekler ve gözlemler” idi.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir