John Dalton

İngiliz kimyacı ve fizikçi John Dalton 1776 yılında İngiltere’nin kuzeyindeki küçük bir kasaba olan Eaglesfield’da dünyaya geldi. Sessiz bir insan olan Dalton, bazı zorluklara rağmen başarılı bir kariyere sahipti. Fakir bir ailede doğmuş olması, kötü bir konuşmacı olması, hiç evlenmemiş olmasından dolayı kendisine destek çıkacak bir hayat arkadaşının bulunmaması ve renk körü olması yaşadığı sıkıntılardan bazılarıdır.

Küçükken, bazen tarlada bazen de babasının kumaş atölyesinde çalışırken kız kardeşi de kalem ve kâğıt satarak ailesine katkıda bulunuyordu. Kendal adında küçük bir kasabada yatılı okula başladığı zaman bilime karşı bir ilgisi olduğunu fark etti.

1787 yılından itibaren başladığı meteorolojik kayıt tutma işini alışkanlık haline getirdi. 1844 yılında öldüğünde, günlüklerinde tam 200.000 kayıt bulunmaktaydı.

Dalton’un atom teorisi ilk defa 21 Ekim 1803 tarihinde Manchester Felsefe Cemiyeti’ne sunuldu. O dönemin şartlarında çok büyük bir çalışma olan bu teoriyi sunması için Dalton, Londra Kraliyet Akademisi’ne davet edildi. Dalton’un atom teorisi pek çok dinleyici tarafından kabul edilirken aralarında Humphrey Davy gibi büyük bilim insanlarının da olduğu bir kitle tarafından kabul görmedi.

1810 yılında Dalton çalışmalarından ötürü Kraliyet Akademisi’ne kabul edildi. Birkaç sene sonra Fransız Bilimler Akademisi’ne de kabul edilişi bir anda hükümetin dikkatini çekti. 1833 yılında kendisine yıllık 150 Pound (günümüzdeki karşılığı yaklaşık 350 TL) maaş bağlandı. Üç yıl sonra da maaşı 300 Pound’a çıkarıldı.

Dalton 1792 yılında sadece kilise üyelerinin gidebildiği bir okulda öğretmenlik kariyerine başladı. İki yıl sonra Manchester Kütüphane ve Felsefe Cemiyeti’ne kabulünün hemen bir ay sonrasında ilk büyük çalışmasını yayınladı. Çalışmasının başlığı “Renk görüşüyle alakalı olağanüstü gerçekler ve gözlemler” idi.

Dalton bu çalışmasında renk körlüğünden bahsetmiştir. Bu hastalığı, çiçeklerin rengini diğer insanlara göre farklı görmesiyle keşfetti. Çoğu kişinin pembe dediği bir çiçeği Dalton mavi olarak görüyordu.

Bir hikâyeye göre, Dalton bir gün annesine doğum günü hediyesi olarak güzel bir çorap alır. Annesi “Bana neden kırmızı çorap aldın?” diyerek çorabı kabul etmez. Çorabın mavi olduğunu zanneden Dalton o sırada kardeşine dönüp kaş göz işareti ile kendisine destek çıkmasını ister. Kardeşi de çorabın mavi olduğunu söyler. Daha sonra kardeşinin, çorabın gerçekten de mavi olduğunu söylemesi ile Dalton, ailede tek renk körünün kendisi olmadığının farkına varır. Dalton, renk körlüğü ile ilgili çalışmalar yapmış ancak çalışmaları sorunun nedenini açıklamada yetersiz kalmıştır.

Dalton, sağlığında olduğu gibi ölümünden sonra da bilimin gelişmesine katkıda bulunmaya devam etmiştir. Renk körlüğü üzerine ölümünden sonra da çalışmalar yapılmasını vasiyet eden Dalton gözlerini araştırmalar için bağışlamıştır. Gözlerinden biri 1990’lara kadar Kraliyet Enstitüsü’nde saklanmıştır. O yıllarda yapılan bir analizde Dalton’un gözünde yeşil renge hassasiyet sağlayan bir pigmentin az olduğu tespit edildi. Günümüzde bu tip renk körlüğüne Daltonizm denmektedir ve kabaca her 100 erkekten birinde görülmektedir

Öğretmenler İçin Öneriler

Yukarıdaki metinde John Dalton’un hayat hikâyesinden bir kesite yer verilmiştir.  Literatürde Cazip Ayrıntılar (Seductive Details) adı verilen bu tür hikâyeler ile ders içerisinde öğrencinin dikkatinin çekilmesi amaçlanmıştır. Hikâye içerisinde ders konusundan veya materyalin diğer kısımlarıyla ilişkisiz olarak bilim insanının hayatından ilginç kesitler verilmiştir.

Yukarıda verilen hikâyede Dalton’un fakir bir aileden gelmiş olması, ömrü boyunca hiç evlenmemesi ve renk körü olması gibi detaylar dersin herhangi bir anında öğrencilerin dikkatini çekme amaçlı olarak kullanılabilir.

Yukarıda verilen hikâyede John Dalton’un çevresindeki bilim topluluklarıyla olan ilişkisine ve bilime yaptığı diğer bir katkı olan Daltonizm isimli hastalığa yer verilmiştir. Tarih içerisinde bilim insanlarının çeşitli bilim topluluklarıyla (üniversite, kraliyet akademisi… vb) ilişkide oldukları görülmektedir. Buna örnek olarak bilim insanlarının bilimsel çalışmalarının diğer bilim insanları tarafından eleştirilmesi gösterilebilir. Metin içerisinde Dalton’un çalışmalarının diğer bilim insanları tarafından eleştirilmesi sınıfta vurgulanabilir. Bu kısımdaki bilgi ile bilimsel bilgilerin birden ortaya çıkmadığı, çeşitli tartışma ve eleştiriler sonucunda gelişip ortaya çıktığının öğrenciye kavratılması amaçlanmıştır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir