Avogadro Hipotezi’nin Gelişimi

İtalyan kimyacı Amadeo Avogadro 1811 yılında açıkladığı moleküller ile ilgili hipoteziyle tanınmaktadır. Peki bu hipotezini nasıl temellendirmişti? O dönemde gazlar yaygın bir çalışma alanıydı. Pek çok bilim insanı gazlar üzerine çalışıyordu. Avogadro da kendi hipotezini Fransız kimyacı Joseph Louis Gay-Lussac’ın 1808’de açıkladığı Birleşen Hacimler Kanunu’na dayandırdı.

Gay-Lussac’ın Birleşen Hacimler Kanunu’na göre gazları oluşturan element tanecikleri kimyasal değişim esnasında bölünüyordu. Gay-Lussac bunu bir matematiksel denklem ile açıklamaya çalıştı. Bunu yaparken atom ağırlıklarının tahmininde tıpkı Dalton gibi kendisine bir standart seçti. Gay-Lussac, Avogadro ve diğer pek çok bilim insanı atomların ağırlığını göreceli olarak hesaplamak için kendilerine standart olarak hidrojeni seçip ağırlığını da 1 olarak kabul ettiler.

Ancak önemli bir soru akıllardaydı: Atomları bir arada tutan ne? Neredeyse atom düşüncesi kadar eski olan bu düşünce bilim insanlarının akıllarını kurcalıyordu. Bilim insanları kimyasal değişimler, birleşimler ve yeni maddelerin nasıl oluştuğuna dair teorik açıklamalar getirmeye çalıştılar.

Diğer bilim insanlarından farklı olarak Avogadro, elementlerin sadece tek atomlar halinde bulunmayabileceğini düşünüyordu. Ona göre molekül adını verdiği atom grupları mevcuttu. Avogadro birkaç farklı molekül tanımı yaptı. Bunlar bileşik molekülü, element molekülü ve temel molekül tanımlarıydı. Gazlar için düşündüğü moleküller birbirine bağlı iki atomdan oluşuyordu. Bunun yanında üçlü, dörtlü, beşli atom gruplarından oluşan moleküller olduğunu da düşünüyordu.

1811 yılı içerisinde su, nitrik asit, bazı azot oksitler, amonyak, karbon monoksit ve hidrojen klorür gibi bazı bileşiklerin molekül formüllerini doğru olarak açıkladı. Aklındaki molekül kavramını daha da geliştiren Avogadro, 1821 yılında etil alkolün (C2H6O) ve dietil eterin (C4H10O) formüllerini doğru olarak tahmin etti.

Öğretmenler için öneriler

Yukarıdaki hikâyede Avogadro hipotezinin nasıl ortaya çıktığına ilişkin bilim tarihi bilgisi verilmiştir. Avogadro’nun bu hipotezinde kendinden önceki çalışmalardan, özellikle de Gay-Lussac’ın çalışmalarından esinlendiği sınıf içerisinde vurgulanabilir. Avogadro hipotezinin kimyasal bağ kavramının anlaşılmasında önemli bir nokta teşkil ettiği, yıllardır süregelen bir soru olan “Atomları bir arada tutan güç ne?” sorusunun yanıtlanmasında önemli bir payı olduğu belirtilebilir.

Sınıf seviyesi göz önünde bulundurularak metin içerisinde Reaksiyon kelimesi yerine Değişim kelimesi kullanılmıştır. Son paragrafta kimyasal bağ kavramına bir giriş yapılmıştır. Bağ kavramı bir sonraki konu olduğunda bu materyalde bağ kavramının detayına girilmemiştir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir